SULARIMIZI İSRAF ETMEYELİM...
  • Kategorilerim

ALEVİLİK-2

25/11/2008 ·

ALEVİLİK-2

 

 

Alevilikte İbadet

 

Alevi cemaati, Hz.Muhammed'in son Peygamber ve Hz.Ali'nin ise Veliliğine yani İmamlığına inanmaktadırlar. Cemevi’nde ibadet yapar ve Kadir Gecesi 'ni bağlayan günlerde üç gün, Muharrem ayında ise farz olduğuna inandıkları 10 ila 12 gün olmak üzere oruç ibadetini yerine getiriler. Kutsal kabul edilen Muharrem ayından sonra üç gün Hızır Orucunu, önce ise yine 3 gün Masumu Paklar orucunu tutarlar.

 

Alevi toplumu içinde kendi içinde oluşan ve bir çeşit hiyerarşi olan "yol"a gönül vermiş kişiye "talip" denir. Yolun kurallarını yerine getirerek, bilgi ve kültür seviyesini arttıran kişi derece olarak yükselir. Yolun temelini 4 kapı 40 makam anlayışı oluşturmaktadır. Bu kapılar sırayla; şeriat, tarikat, marifet ve hakikat kapılarıdır. Bu kapıların ayrıca onar tane alt makamı vardır. Anlam itibarı ile Şeriat kapısı, kısaca doğru inanç ve doğru yaşam tarzıdır ve toplumdaki bireylerin inanç ve hayat kurallarını düzenler. Tarikat kapısı, tarikata hizmet etmek ve Aleviliğin kurallarına özen göstermek manasındadır. Marifet kapısına ulaşan kişi, kendisi için kuralları aşıp başkaları için de bir şeyler yapabilmekte, fedakarca davranabilmektedir.Hakikat kapısı ise bütün dünyevi kaygılarndan sıyrılıp, kişinin Allah ile arasındaki var oluş sırrına nail olması demektir.

 

Alevi cemaatin toplu halde ettikleri ibadetin adı olan Cem;Arapça bir kelime olup toplanma, birikme, bir araya gelme anlamına gelmektedir. Cem’in kaynağının ise Kırklar Ceminden geldiği inanılır. Cem ibadetine göre, Cem de bulunan kişiler aynı zamanda toplumda  da hesap vermekle yükümlüdürler. Cem olayı bir birlik ve beraberlik anlamı taşıdığından, kişiler birbirlerinden razı olmalı, küsler barışmalı, husumetler giderilmelidir.Yoksa Cem’e başlanmaz.Bir Dede´nin gözetiminde yapılan Cem ibadetine katil, hırsız, yolsuz,topluma zarar verecek kişiler ve düşkün kimseler giremez.

 

Bir olma, birlik olma, Yaratan’la bir olma, bütünleşme anlamında “secde edilen yer” ve “toplanma” adında Alevilerin ibadet ettiği yere “Cemevi” denir;. Geçmişte de Tekke, Meydan Evi, Kırklar Meydanı, Zaviye, Dergâh Ahmet Yesevî Dergâhı, Hacı Bektaş Dergâhı, Seyit Gazi Dergâhı, Abdal Musa Tekkesi, Yunus Emre Tekkesi) olarak da isimler almıştır.Cemevleri sadece ibadet amaçlı kullanılmaz. Topluluğun toplumsal veya bireysel sorunların çözüme kavuşturulduğu bir meclis işlevi de görmektedir.

 

Dede, inançsal önderdir. Dedelik için Ehlibeyt soyundan yani 12 İmam soyundan gelinmesi esastır. Kendine has bir is yapısı ve hiyerarşik düzeni vardır.

Her Alevinin bir dedesi olduğu gibi her dedenin de bir dedesi (mürşidi) vardır. Talib olarak bilinen kişinin inanç bazındaki davranışlarından balı olduğu dede sorumludur. Dede bu nedenle talipleri eğitmekten ve esas yolu göstermekten de sorumludur.Sorumluluk sınırı çok fazla Dedeler, taliplerin bütün düşünsel, manevi sorunlarına çözüm getirir, sorularına cevap bulan bir önderdir.

Dedelik kurumunun yapılanmasına göre mürşit-rehber bağlamında, dede ayni zamanda başka bir dedenin talibidir. Talip gibi dede de bir yanlışa düştüğünde yada hata yaptığında kendi dedesine yani mürşidine sığınmaktadır.

 

Duazdeh'in kısaltılmış ifadesi olan Duaz, Cem törenlerinde söylenen ve Oniki İmamlar'ın adlarının geçtiği, bir nevi dua olarakta nitelendirilen deyişlerdir. Bu deyişlerde Oniki İmamlar'ın yanı sıra başta Peygamber Efendimiz ve Hacı Bektaş Veli olmak üzere Alevî büyüklerinin isimleri de geçmektedir. Duazın, nefesin, türkünün, deyişin anlamı Alevilik için çok manidardır. Deyiş Alevîliği çağrıştıran her melodinin adıdır. Türkü, nefes, duaz bunlar da alt isimler olmaktadır.Alevîlikte Duaz ve Deyişler ve ibadet dili Kürtçe ve Türkçedir.

 

Divan edebiyatında ölen bir kimsenin yiğitliğini, cömertliğini iyiliğini, yaptıklarını övmek ve ölümünden duyulan acıyı dile getirmek için yazılan şiir türü demek olan mersiye,genel anlamda özel günlerde, ölüm törenlerinde okunur.Mersiye okuyan kişiye de mersiyehan denir. Mersiyeler genellikle mesnevi ve terkib-i bent nazım biçimlerinde yazılmıştır. Ünlü divan şairi Baki'nin Kanuni Sultan Süleyman'ın ölümü üstüne yazdığı Kanuni Mersiyesi, bu türün en güzel örneklerindendir.

 

Kaynağı Kırklar meclisine dayanan Semah gösterisi, Cemlerde deyişler eşliğinde yapılan dinsel törenin ismidir Hünkâr Hacı Bektaşı Veli bu konuda şöyle söylemektedir: "Semah, ariflerin aleti, muhiplerin ibâdeti, taliplerin maksududur. Bizim Semahımız oyuncak değil, ilahi bir sırdır. Bir kimse ki Semahı oyuncak sayar o cahildir". İnanışa göre, bu meclise gelen Hz.Muhammed’e Salmanı Farisi tarafından bir üzüm tanesi verilir ve Salmanı Farisi kendisinden bunu paylaştırmasını ister. Hz.Muhammed, Cebrail’in getirdiği tabakta bu üzüm tanesini sıkar. Bunu içen Kırklar "Ya Allah" deyip Semah dönmeye başlarlar. Geçmişte sadece Cemlerde dönülen semahlar, özüne aykırı düşmedikçe, şov şekline getirmedikçe izleyiciler önünde de icra edilmektedir.

 

Alevî vatandaşlarımız, Milli Mücadele yılları dahil olmak üzere, vatanına bağlı, laik düşünceyi benimseyen, Atatürk ilke ve İnkılapları doğrultusunda hareket eden bir vatan sever olduklarını defalarca ispatlamışlardır. Tekkelerinin kapatılmasına rağmen, Cumhuriyet Türkiye'si ve onun laikliği seçmesi, hoş karşılanmıştır. Alevîler geleneksel olarak, Cumhuriyet devriminin ilkeleri taraftarı olmuşlar, her zaman bağlı olduklarını göstermişlerdir.

 

 

Kaynakça  AB Basın Açıklamaları (İngilizce), İngilizce Vikipedi, Alevî maddesi

 

 

Selam ve saygılarımla.

 

ÇAĞATAY ŞAHAN

İŞ TEL:0312.2036041

CEP:0505.2648474

E-POSTA:cagataysahan2006@yahoo.com


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »